Sayfalar

Yardımlaşmak

Ambulansta ne olduğunu anlamadan oturan, o minik ellerini yüzüne götürüp, elinde gördüğü kanla korkarak etrafına bakıp, gözleriyle konuşan çocuk Ümran.

Bakışlarını göremediğimiz bir diğer çocuk Aylan. Cesedi kıyıya vurmuş, insanlığın bir kez daha öldüğünü o küçücük bedeniyle anlatan Aylan.

Türkiye’ye sığınıp; “Mutluyum, burada uçak yok, geceleri rahat uyuyorum” diyen Mohammed.

Sadece özlüyorum evimi, köyümü, arkadaşlarımı diyen, tüm Suriyeli çocuklar.
Tüm dünyada acı çeken tüm çocuklar.
Özür dilerim. Elimden bir şey gelmediği için.
Özür dileriz. Elimizden gelenler sizi kurtarmadığı için.


Küçük mutluluklar yaratmak istiyor, gidip kek alıyorum marketten Suriyeli ve Türk işçiler için. Gönlüm Suriyeli gencin daha çok yemesini istiyor ama bir dilimi utana sıkıla yiyip hemen gidiyor, ikinci bir dilimi almak aklına bile gelmiyor belki de. Onun adı Mahmud 18 yaşında Suriye de ki savaştan kaçıp, ailesiyle Türkiye’ye gelmiş Suriyelilerden biri. O biraz Türkçe biliyor, bense çok az Arapça biliyorum. Dayısı Halil ile çalışıyorlar inşaatta. Onlara Arapça bir şeyler söylediğimde birbirlerine bakıp, gülümsüyorlar. Bende öğrendiğim Arapça kelimeleri sırasıyla söylüyorum, şaşırıp yine gülümsüyorlar. Siz dilini tam bilmediğiniz bir ülkede olsanız (keyfi değil, savaştan ölümden kaçsanız) ve o ülkenin vatandaşı sadece “nasılsın?” dese bile hoşunuza gitmez mi? Ben kendimi mutlu hissederdim ve daha güvende. 

Türkiye Diyanet Vakfı'nın Halep'te ki masum insanlara yardım etmek için başlattığı bir kampanya var, muhtemelen duymuşsunuzdur.
HALEP yazıp 5601'e mesaj atarsanız 10 TL bağışta bulunmuş oluyorsunuz.

Ben dün sms atacaktım fakat yerine ulaşır mı diye düşünerek, tereddüt edip vazgeçmiştim ama bu sabah aşağıda linkini paylaştığım haberi okudum ve Diyanet Vakfı'nın sitesine girip online bağış yaptım. Bağış yaptıktan sonra bana teşekkür belgesi gönderildi.

Bahsettiğim haberin linki;

http://www.diyanetvakfi.org.tr/tr-TR/site/haberler/-halep-te-insanlik-olmesin--kampanyasinda-ilk-yardimlar-bolgeye-ulasti-3050

Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir. Ülkemizde ve tüm dünyada yardıma muhtaç olan tüm insanların Allah yardımcısı olsun.

Yaşamayı Öğrendiğim Gün

   Nedense tarihin akışını büyük liderlerin yönlendirmiş olduğunu düşünürüz hep. Oysa bu aslında hiçte doğru değildir. Edimleri, sözleri, ruh hali ve duygularıyla her insan kendi çevresini etkiler, sonra da bu etki suyun yüzeyindeki dalgalar gibi yayılır. Zorunlu olarak. Anlıyorsun ya, hiçbir şey etkisiz değildir. Sonuç olarak hepimiz dünyayı etkileriz. Misyonumuzu bulduğumuzdaysa oynayacak bir rolümüz olur, insanlığa, yaşayanlara, evrene yararlı olacak bir rol.
   Bu yüzdende her birimizin kendimize özgü yetenekleri vardır, her ne kadar çoğu insanın içinde bu yetenekler ortaya çıkarılmayı ve geliştirilmeyi bekleyerek gizli kalıyor olsa bile. Zaten yeteneklerimizi keşfetmekte misyonumuzu anlamamızın yollarından biridir.
   Çoğu insan yaptıkları iş onları mutlu etmese bile her zaman yaptıkları işi yapmaya devam edip dururlar. İçlerinin derinliklerindeki istekleri dinlemeyi kendilerine yasaklarlar çünkü bunların kendilerini hiçbir yere götürmeyeceğine inanmışlardır. Oysa gerçek bunun tam tersidir. Misyonumuzun yolunda ilerleyebilmek için izlememiz gereken rota toplumun içimizde uyandırdığı yüzeysel arzular değil, derindeki isteklerimizdir.
***
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceklerimi sakinlikle kabullenmek için sabır ve ikisini birbirinden ayırabilmek içinde bilgelik ver.
***
Bizler tamamlanmış varlıklarız ve doğa bize bunu derinden hissettiriyor, oysa toplum içimizde bir eksiklik yaratıyor. Bizi mutlu olmamız için bir şeylerin eksik olduğuna, bir şeylere gerek duyduğumuza inandırıyor, bizde bu hissi uyandırıyor. Elimizde olanla, olduğumuz gibi tatmin olmamızı bize yasaklıyor. Bizi sürekli tamamlanmamış olduğumuza inandırıp duruyor.
***
Başkalarında nefret ettiğimiz şey bazen kendimizde kabul edemediğimizdir.
***
Başkalarındaki şeytanı arayacağına, kendi içindeki Tanrı'yı ara.
***
İlişkiler yaşamımızın özüdür.
***
Önünde kalan zamanı nasıl yaşamayı istediğini artık biliyordu. Hangi duyguyu hissetmeyi istediğini ve onu nasıl elde edeceğini biliyordu.
***
Hataların bile var olmaları için bir neden vardı. Her şeye karşın onlarda bize bir şeyler kazandırıyor olmalıydılar. Kabullenmek. Kabullenmek bir yaşama sanatıydı.
***
Eğer her birimiz sahip olduklarımızın sonsuz değerinin farkında olabilsek dünyanın çehresi tamamen değişik olurdu.
***
Anahtar iyilikteydi. Kim olduğunu bilmekte, her an ve tamamen kendin olmakta, başka bir şey olmayı reddetmekteydi.


Laurent Gounelle'nin, Yaşamayı Öğrendiğim Gün isimli kitabından çıkardığım notlar, hoşuma gittiği için sizinle de paylaşmak istedim. Sıradaki okuyacağım kitap yine Laurent Gounelle'nin, Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.


mandalina kokusu

Bazı mandalinalar güzel kokar. Bunların adı gerçek mandalinadır. Kokladıkça koklayasın gelir. Çünkü; güzeldir, eskileri anımsatır. Aileni mesela. Akşam yemeğinden sonra bir çay demlenir, güzelce yudumlanır, hep birlikte genelde televizyon başında ve o akşamın dizisini seyrederken. Ardından çay bardakları toplanır, biraz vakit geçer, pijamalar giyilir reklam arasında. Anne elinde meyve tabağıyla tekrar yerini alır, çocuklarda pijamalarıyla yerleşir kanepeye. Bir elma kesilir, ikiye yada dörde bölünür kimin ne kadar yiyeceğine bağlı anne kesip, uzatır. Mandalina kesin yenilir hiç yemezsen bir iki tane kesin ağzına atarsın pijamaları giydikten sonra dişlerini fırçalamadıysan tabi, yoksa dişimi fırçaladım şimdi yersem ekşi olur denir. Genel de annenin olağanüstü ısrarıyla ekşi ekşi yersin o güzel kokulu gerçek mandalinayı. 
Israr etmeyen anne mi olur zaten? 
Olmaz.
Şimdilerde gerçek mandalinalarla karşılaşmak zor.
Güzel kokulu gerçek mandalinayı yedim. Güzel kokulu kabuğunu da ara ara koklamak için bugünlük çantamda saklayıp, akşam eve götüreceğim, belki mum yakarım mandalina kokusu yayılır eve. Gerçek mandalina. Deney yapmayı severim. Gerçek mandalinaları sevdiğim gibi. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...