Sayfalar

naber?

En sevdigim filmlerin arasina giren, Schindler's List'in muzigini cok seviyorum. Karamsar bir muzik ama arka fonda umut verici bir seyler buluyorum. Dinlemek hosuma gidiyor.

Güzel bir Kore dizisi izledim. Moon Lovers ismiyle YouTube da var. 20 bolumluk. Her bolum 1 saat suruyor.

Siradaki muzigimiz; Itzhak Perlman tango

Oyle havadan sudan bisiler yazmak istedim. Bloglarinizi dikizleyip dikizleyip gitmek istemedim sadece :)

Gorustugumuz zaman gorusuruz.. ;)


Hayat! Bu kadar mi bence degil :)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabini alip okumaya basladim ama 160. sayfalara geldigimde anlamadigimi fark ettim. Zaten 100. sayfalarda anlamamaya basladim da inatla okudum. Simdiyse hersey karisti, kitabin konusunu bile unuttum :)  

Yatagimdaki Dusman filmini izledim bugun, Julia Roberts oynuyor, seviyorum bu kadini. Guzel bir filmdi. Sinemada en son Suyun Sesi filmini izledim. Fantastik film sevenler begenir diye dusunuyorum. Suyun icinde insansimsi bir yaratik yasiyor. Bende bu filmden sonra denizden bi yaratik cikacakmis gibi hayal ediyorum. Zaten cocukken trafik canavarini gercek saniyordum ve Van'da yasiyor saniyordum. Van golunden cikip arabalariyla seyahat edenleri olduruyordu yani benim icin oyleydi bir sure. Neden Van?! Sanirim cocukken Van'da meydana gelen bir kazayi izlemistim ve haberde trafik canavari can aldi yaziyordu Bende hikayeyi ilerlettim Van golunde yasadigina karar verdim. Canim cocukluk iste :)

TEGV'de gonulluyum bugunde ordaydim. 4. siniflarin Ingilizce derslerine giriyorum. Biri saati soracakken saat kac degilde saate bak dedi. Bende kolumdaki saate baktim sonra ciddi bir ifadeyle 'baktim' dedim hahaha cocuk bir sasti yaniiiii saat kac ablaaaaaaggg dedi :))) Orda mutluyum, %100 kendim gibi olabildigim tek yer orasi, cocuklarin yanī. 

Bazen bu blogu kapatip sifirdan kimsenin beni tanimadigi bir blog acmak istiyorum ama duzenli yazacagima inanmadigim icin boyle bir ise girismedim. Bir gun eskisi gibi hevesim olursa acacagim. 

Boyle..
Gorustugumuz zaman gorusuruz.. 


arka koltuk

"İyi günler, kendine iyi bak." diyerek servisin arka kapısından, valizimi sol elime alıp inmek için basamağa adımımı atmıştım ki,

"Abla, adın ne?" dedi, Türkan.
Şaşırdım, vedalaştık sanıyordum. Kafamı sol omzumun üstünden çevirip "Özlem" dedim.

"Hayatında hep güzellikler olsun. Belki bir gün bir yerde yine karşılaşırız." dedi.

Kısacık arka koltuk muhabbetimizde, tam inmek üzereyken, kalbinden geçenleri kendine saklamayıp benimle paylaşması beni o kadar mutlu etti ki. Teşekkür edip, şans ve başarı diledim üniversite 2. sınıf psikoloji öğrencisi Türkan'a.

Kalbimden bir parça verdim ona, kabul etti, kalbini açtı verdiğim parçayı kalbine koydu. O da tam inmek üzereyken kalbinden bir parça verdi.
O parçanın adı sevgiydi.
Sevgiyle ayrıldık.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...