Sayfalar

Gerçekten kim mutlu?

Bu akşam yaklaşık 40 dakikalık yürüyüşten sonra bir kafeye oturduk. Soğuk birşeyler içmeye karar verdik. Ben üstünde krema olan birşey olsun istedim ve ıced mocha diye soğuk bir içecek içtik. Masalar birbirine o kadar yakındı ki, arkamda oturan adam ve ben dik otursak kafalarımız birbirine değecekti. Önümüzdeki masada iki bayan ve iki adam oturuyordu. Adamın kırmızı ayakkabıları dikkatimi çekmişti. Adam yanındaki esmer bayana kuaföre 900 lira verilir mi diye söyleniyordu ama yine de çok sinirli görünmüyordu. Tabii gözlerim direk kadının saçlarına kaydı ama bu bildiğin siyah düz bir saç.. Nedendir bilinmez adamın ayakkabılarının kırmızı olmasını, zengindir diye yorumlamıştım, şimdi emin oldum. 900 lira be! İnsanın içi sızlamaz mı o parayı verirken?

Çıktık ordan.. Aaa bir de sufle yedik, şu beynini kontrol etme işini öğrenmeliyim. Yedikten sonra, aslında yemesem de olurdu dedim yine.. Hep diyorum zaten. Aç gözlülüğüm kurusun!

Dönüşte otobüse binecektik. Durağa kadar yürüdük. Cadde boyunca kafeler yanyana ve karşılıklı dizilmişler. Masada oturan en az bir kişi telefonuyla ilgileniyordu. Hem yürüyordum, hem masalara bakıyordum. Bu da telefonuna bakıyor, bu masa da, bu masada. Yuh be bu masada. Bu kafede telefonu elinde olmayan biri yok mu ya diye hayret ettim. Ben masalara bakarken, eşimde telefonla konuşuyordu çünkü iş için konuşması gerekiyordu. Gerçekten kim mutlu diye sordum kendime. Kafede oturanların yüzlerinde mutluluk ifadesi aradım, bulsaydım bende mutlu hissedecektim kendimi.. Bulamadım. Bazen kendime kızıyorum, bir ortamda telefonda bir instagrama bak, sonra facebooka bak, whatsappa bak.. Elimden bırakıyorum o an. Ne boştu! Ama bakıyorduk işte. Bence birbirimize bazen o an öyle gerektirdiği için katlanıyoruz. Belki gereklilik değil bunun adı ama kalpten gelmeyen şeyler olduğu kesin..

Gece yazmayı özlemişim.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.. :)

6 yorum:

  1. geçen gittiğimiz kafedede aynı şey benimde dikkatimi çekti..
    sanırım gerçek dünya hiç bir tat vermiyor bize yarattığımız sanal dünya daha cazip geliyor..
    halbuki bu sosyal medyalara düşkünlük her yerde bir adresin olması hayatı ıskalamamıza neden oluyor, gerçeklerden, hayattan uzaklaştırıyor ve hayatımızı olumlu yönde değiştirmeye yönelik düşünce kanallarımızı tıkıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin gibi Mavi'm. Hayattan uzaklaştırıyor, bizi birbirimizden uzaklaştırıyor. Bir gün bir masada hoş sohbet eden, gözlerinde, yüzünde mutluluk olan, bırak elinde olmayı, masasında bile telefonu olmayan birilerini görürsem, bunu nasıl yapıyorsunuz diye soracağım. :)

      Sil
  2. Mutluluğu telefonda arayanlara dönüştü dünya.Adı sosyallik olan ama normalde iki kelimeyi yan yana getirenlerin zor bulunduğu bir çağda yaşıyoruz.Halbuki mutluluk karşındaki gözlerde gizli,öğrenmek için deneyimlemek lazım. Çok içten bir yazı olmuş,kaleminize sağlık.Mutlu kalın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözde sosyal medya. Ayarında kullanılırsa eğer tamam da, ayarı bile bozduk biz. :/
      O an kendimle olan konuşmamı yazdım, size de bu içtenlik geçmiş ne mutlu bana. Mutlu olun :)

      Sil
  3. sosyal gibi gözüken aslında asosyal bir dünyanın içindeyiz malesef :(

    YanıtlaSil

Blogumu ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...